BM: “Küresel emisyon eğrisi ilk kez aşağı yönlü ama daha hızlı ilerleme şart”

Küresel sera gazı emisyonları ilk kez düşüş eğilimine girerken Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için ülkelerin iklim eylemini hızla artırmasına ihtiyaç duyuluyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik taahhütlerini içeren Ulusal Katkı Beyanları (NDC) Sentez Raporu’nda, 64 ülkenin 1 Ocak 2024-30 Eylül 2025 arasında UNFCCC’ye sunduğu NDC’ler analiz edildi.
Söz konusu 64 ülke küresel emisyonların üçte birini temsil ediyor.
Ülkelerin yüzde 89’u yeni NDC’lerinde ekonomi genelini kapsayan yeni hedefler bildirirken bu oran daha önceki NDC’lerde yüzde 81 seviyesindeydi.
Yeni NDC’lerde belirlenen emisyon eğrileri ülkelerin uzun vadeli net sıfır emisyon hedefleriyle genel olarak tutarlı seyir izliyor ancak emisyonlardaki düşüş yeterince hızlı gerçekleşmiyor.
Bu kapsamda, yeni NDC’lerde belirlenen hedeflerle toplam sera gazı emisyonlarının 2035’te 2019 seviyesine göre yüzde 17 azalacağı tahmin ediliyor.
Yeni NDC’lerin çoğu ülkelerin uzun vadeli karbonsuzlaşma hedefleri ve kalkınma yollarıyla “neredeyse uyumlu” bir patika sunuyor.
UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell, rapora ilişkin değerlendirmesinde, dünyanın iklim eylemi açısından yeni bir dönemde olduğunu belirterek, “Paris Anlaşması’nın üzerinden geçen 10 yılda ilerleme kaydedildiğini söyleyebiliriz. Ancak bu anlaşma daha hızlı ve adil şekilde sonuç vermeli.” ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları ve doğal afetlerin boyutuna dikkati çeken Stiell, güçlü iklim eyleminin sunduğu birçok fırsat olduğunu dile getirdi.
Stiell, küresel çapta temiz enerji dönüşümü hızlandıkça iklim eyleminin “21’inci yüzyılın ekonomik büyüme ve istihdam motoru” olarak öne çıktığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Bugünkü rapordaki NDC’ler küresel emisyonların yaklaşık üçte birini temsil ediyor ancak BM İklim Zirvesi COP30 öncesinde küresel ilerlemeye ilişkin daha geniş bir tablo sunabilmek amacıyla ek hesaplamalar yaptık. Bu geniş tablo, küresel emisyonların 2035’e kadar yaklaşık yüzde 10 düşeceğini gösteriyor. BM öncülüğünde yürütülen iklim işbirlikleri ve ulusal çabalar sayesinde, insanlık ilk kez emisyon eğrisini aşağı doğru bükmeyi başarmış durumda ancak bu ilerleme hala yeterince hızlı gerçekleşmiyor. Dolayısıyla, gidişat her yıl iyileşiyor olsa da ilerlemenin çok daha fazla hızlanmasına ve daha fazla ülkeden güçlü iklim eylemine ihtiyaç var.”
Küresel sıcaklık artışında sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 derece eşiği aşılsa daha bu artışın mümkün olan en kısa sürede yeniden 1,5 seviyesine düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Stiell, “Şimdi COP30’da dünyanın bu ilerlemenin nasıl hızlanacağını göstermesi gerekiyor. Bunun için güçlü bir mesaj verilmeli, tüm ekonomilerde uygulamalar hızlanmalı ve tüm insanların iklim eyleminin geniş kapsamlı faydalarından yararlanması hedeflenmeli.” değerlendirmesinde bulundu.
Benzer haberler
Dünya
Rutte, Patriot füzelerinin Ukrayna'ya "günlük ve haftalık olarak" ulaştırıldığını söyledi
Rusya: "Topraklarımızın bütünlüğüne teşebbüs edilirse nükleer silah kullanacağız"
Dünya Meteoroloji Örgütü’nden El Nino uyarısı: "El Nino önümüzdeki aylarda yüzde 90 olasılıkla kapımıza dayanıyor"
İspanya'da mayıstaki aşırı sıcaklar 101 kişinin ölümüne neden oldu
İsveç, 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini kısıtlamaya hazırlanıyor
İspanya'da Müslüman karşıtlığı vakaları 2025'te yüzde 133 arttı



